Temel Vatikan'da gezerken upuzun bir kuyruk görür. "Nedir bu kuyruk..?" diye sorduğunda; Kuyruğun diğer ucunun kiliseye uzandığını ve vatikan kilisesi tarafından cennetin parça parça satıldığını, 1000 dolar verenin de cennetden bir parça satın alabildiğini öğrenir. Kuyruğu takip edip kiliseye ulaşır, kapıdaki görevlilere -" Ben cehennemi satın almak istiyorum.." der. -"Olmaz burada cehennem satışımız yok, cennetden bir parça almak istiyorsanda sıraya gir.." derler. Temel cehennemi almakda kararlıdır ve ısrarınıda sürdürür. Kapıda Temeli ikna edemeyen görevliler, içerde Papa'ya durumu anlatırlar. Papa gülerek; -"Gidin sorun bakalım cehennemin tümüne ne kadar veriyormuş bu akılsız adam.." der. Kapıya inip Temel'e sorarlar; -"10.000 dolar veririm.." der. Papa Temeli içeri çağırtır, hazırlattığı evrağı da Temele imzalatıp 10.000 dolarını da aldıktan sonra arkasından gülerek uğurlarlar. Dışarı çıkan Temel, kapıda günlerdir cennetten bir parça satın almak için bekleyen binlerce kişiye elindeki belgeyi gösterip; -"Eyyyy uşaklar; cehennemin tümünü ben satın aldım, artık cennet için uğraşmanıza gerek kalmadı, dağılabilirsiniz....." sonra ne oldu dersiniz... Cennet satışları sıfırlayan Papa ve ekibi 10.000 dolara sattığı cehennemi Temel'den geri alabilmek için hala pazarlık etmekte, son durum..; - Temel 10 milyon dolarda ısrarcı...
Genç jandarma çavuşu gece yarısı evine geldi. Tam soyunmuştu ki karısı yataktan seslendi; - Sakın ışığı yakma sevgilim, başım çok ağrıyor.. - Tamam aşkım yakmam.
- Ha bir de evde ağrı kesici kalmamış. Hemen eczaneye gidip aliver lütfen... Yorgun çavuş tekrar giyindi mecburen... Aceleyle nobetçi eczaneye gitti. Çavuş içeri girdiginde eczacı şaşkın sordu; - Afedersiniz ama siz jandarma değil miydiniz? - Evet. - Peki neden itfaiyeci üniforması giyiyorsunuz o zaman?
ADAM karısıyla alışveriş merkezinde dolaşıyormuş. O gün de kısmet.. Etraf çıtır kızlar, güzel kadınlarla dolu.. Adamcağız karısında çaktırmadan bakmaya uğraşıyor ama mümkün mü? Kadın en sonunda dayanamamış, başlamış söylenmeye: -Aşk olsun sana!.. Hiç yanımda karım var da demiyorsun, gözlerinle yiyorsun zavallıları... Bıraksam kızların içine düşeceksin!.. Şekerci dükkanına girmiş çocuktan farkın yok...
Adam gülmüş; -Olur mu hayatım. Ben hem evli bir adamım hem de şu anda yanımdasın... Yani olsam olsam, şekerci dükkanına girmiş bir şeker hastası olurum.
Kadının biri çıplak olarak taksiye binmiş. Şoför ikide bir dikiz aynasından kadına bakıyormuş. Kadın; -Ne bakıyorsun sen hayatında hiç çıplak kadın görmedin mi?
Adam: -Yok ben ondan değil parayı nerden çıkarıcaksınız diye bakıyorum.
Adam yalan makinesi almış evine... Salonda köşeye koymuş.. -Kim yalan söylerse ötecek demiş.. Akşam yemeğe oturmuşlar.. Oğluna: -Bugün nerdeydin demiş adam.. Oğlan: -Okuldaydim, tabii deyince makine -duuuuutt diye ötmüş. Oğlan da itiraf etmiş, seksi bir filme gidip okulu astığını.. Babası fena halde kızmış, oğluna.. -Ben senin yaşındayken seks nedir bilmezdim deyince makine gene ötmüş. -duuuuutt Anne gülmüş, bu defa.. -Al iste!.. Senin oğlun!.. deyince makina başlamış -Duuuuutt, Duuuuutt
Şişko ve hayli göbekli yaşlı adam gelişmiş makinelerle dolu spor salonunda görevli antrenöre gidip, -Çok genç ve güzel bir kıza vuruldum - demiş, -Onu etkileyebilmek için hangi makineyi kullanmamı tavsiye edersiniz? Antrenör ona dönüp baktıktan sonra , -Spor salonumuzun hemen girişinde bir ATM var diye cevap vermiş. -Onu kullanın!
Adamın birine sayısaldan büyük ikramiye çıkıyor. Karısına bile söylemiyor. Sabaha karşı ikramiyeyi almak için yola çıkıyor. Tam yarı yola gelmişken bir telefon. Arayan kayınbiraderi... - Nerdesin enişte ? - Dışarıdayım hayırdır ? - Çabuk eve gel - Ne oldu ? Çok mu acil - Hemen gel !... Ablam !... - Yoksa hasta mı ? - Yok sizlere ömür!... Başımız sağolsun.... Telefonu kapattıktan sonra adam bulunduğu yere çöküyor.... Ve gülmekten kendini alamıyor , -Ey güzel Allah ım, verdikçe veriyor, verdikçe veriyor ! ! !
TEMEL, televizyon izlerken telefon acı acı çalar... Telefona bakan Fadime, kısa bir görüşmeden sonra telefonu kapatıp, Temel'e seslenir: - Cemal'in karusi ölmiştur da!.. Seni cenazeye çağriyi.. Üzüntüsü yüzüne yansıyan Temel: - Pu sefer citmecem Fadume... - Olir mu Temelum? O senin en iyi usağundur ha. Temel biraz düşünür: - Adam, üçüncü kez karisinun cenazesune çağriyi Fadume. Pen onu bir kez pile davet edemedum. Ne yüzle cenazeye cideyrum da!..
Einstein konferanslarına hep özel soförü ile gidermiş. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün soförü Einstein'a; -" Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" demiş. Einstein gülmseyerek ona bir teklifte bulunmuş: - " Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar... O halde bugün palto ve sapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş, ben de arka sırada seni dinlerim." Soför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir fizik sorusu sormuş. Soför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp: -" Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip" demiş. Sonra da salonun arkasında oturan Einstein'i işaret ederek söyle devam etmiş: -" Şimdi size arka sırada oturan soförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile cevaplayacak."
FIKRA.NET Mail Grubuna üye olmak ve her gün birçok mizah
içerikli yayın okumak ve paylaşmak isterseniz lütfen aşağıdaki formu kullanarak kayıt olunuz.
Unutmayın FIKRA_NET Mail Grubuna Üye Olmak Bir Ayrıcalıktır!!!
FIKRA.NET bir fıkra, karikatür, hikaye, video,
oyun sayfasıdır. Fıkralar içinde Temel fıkraları, Sarışın fıkraları, Nasrettin
Hoca Fıkraları ve çeşitli fıkralar mevcuttur.
Bunların yanında sayfamızda fıkra gibi olaylar, kısa hikayeler, karikatürler,
yurdum insanı bölümlerini bulabilirsiniz.