** BİR FIKRA **

Fıkra No..:286 Fıkra Adı..:Dürüst Temel Tarih..:5/3/2002


İki çift kağıt oynuyorlarmış, Temel, Dursun ve karıları... Temel bir ara kağıtlarını yere düşürmüş, almak için masanın altına eğilince ne görsün! Dursun' un karısı Fadime eteğinin altına hiçbir şey giymemiş. Tabii Temel ufak çaplı bir şok yasamış. Bir süre sonra Temel mutfağa gittiği sırada Fadime arkasından gelmiş ve masanın altında hoşuna gidecek bir şeyler gördün mu? demiş. Temel, "Evet gördüm!" "Eğer istersen olur ama sana 50 milyona patlar." demiş, Fadime ve eklemiş, "Dursun cuma günü evde yok, saat ikiden sonra gel!" Temel cuma günü olunca doğruca Dursun' un evine gitmiş, 50 milyonu verip doğruca yatak odasına Bir kaç saat sonra Temel gitmiş. Dursun eve saat altı gibi gelmiş ve sormuş, "Bugün öğleden sonra Temel buraya uğradı mi?" Fadime hafiften sesi titreyerek, "Evet bir kaç dakikalığına uğradı." "Peki sana 50 milyon verdi mi?" Fadime, Dursun' un anladığını düşünerek başı önde, "Evet verdi" demiş. Dursun, "çok iyi, çok iyi! Bu sabah bana uğradı da, acil bir isi için 50 milyon lazımmış, öğleden sonra sizin oradan geçerken eve bırakırım dedi, bak ne dürüst çocukmuş gördün mu!" ...!!


Kategori..:Temel Puan..:8.151

Oy Ver.....:        Bu Fıkra İçin Oy Ver. 1-En Kötü  10-En İyi

Bu fıkrayı Email adresine,
Gönderen (Ad Soyad)  

** GÜNÜN SÖZÜ **

Birinin izinden yürünürse,
onu geçmek mümkün değildir.

** BİR KARİKATÜR **

**FIKRA GİBİ**

Fıkra Gibi No..:30 Fıkra Gibi Ad..: Kaç Oğlum


Öğlen saatleri. Trafikteyim. Kırmızı ışıkta dururken yandaki kalabalığı fark ediyorum. Bir polis otosu ve kalabalığın ortasında bir genç elini kolunu sallayarak konuşuyor. Kulak kesilip durumu kavramaya çalışıyorum. Çocuk yayalara kırmızı yanarken karşıdan karşıya geçmiş, tabii bunu gören polis ceza yazıyor. Çocuk, 'Herkes geçiyordu ben de geçtim' gibilerinden kendini savunuyor. Polis umursamaz bir tavırla ekip arabasına giderken yaşlı bir teyze çocuğa bağırıyor
-'Kaç oğlum kaç! Götünde plakan mı var?!'

     

** BİR HİKAYE **

Hikaye No..:95 Hikaye Adı..: Hammal


Hamalsan iki şey önemli senin için: Yük ve yol...
Ancak sırtına aldığın yükle bu mesafeyi aşabilirsen, ücret mevzu bahis oluyor. Aksi olursa, cereme çekiyorsun! Bunu düşünüyordum. Yanımdaki hamalla yola çıktık. İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük almıştı. Benim sırtımda ise birkaç bavul vardı sadece, onunkinin çeyreği. Diyordum ki içimden "Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yüklenirim sırtındaki yükün yarısını!" Nitekim, çok geçmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim. Ne molası, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!. Sözüme aldırmadı. Durdu. Çöktü. Salarken yükünün ipini "Sen de dinlen hadi" dedi. Benim canım sıkılmıştı bu işe. Genç olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu, bunun gibi bir bunakla yola çıkmamın ne büyük hata olduğunu düşünüyordum. O ihtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış halde sessizce dinleniyorken, ben huzursuz bir şekilde ayakta dolanıyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu,oturdu, dinlendi. Ben kızgınlıkla dolandım etrafında... Yükünü indirip sen de dinlen", demesine aldırmadım, ona daha çok kızdım... Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" söyledi yine ama dinlenmedim. Yarım saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi başımı salladım. Kaçıncı molasıydı hatırlamıyorum, birden bire dizlerimin bağı çözüldü... Kafamın içinde uçuşan kara kara sinekler sustu, çöküp kaldım.. Kayış kolumdan çıktı, sırtımdaki bavullar kaydı. Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim. Uyumuştum da uyandım mı, yoksa bayılmıştım da ayıldım mı anlamadım. Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavullarımı da bağlamıştı. Küçük tasına birazcık su koyup dudağıma dayadı, içtim. Sonra koluma girerek; "Hadi kalk, dedi. Bana yaslan. Ağır ağır gider ve bir süre sonra gene dinleniriz." Dediğini yaptım. Omzundan güç aldım, ama asıl anlattıkları iyi geldi bana. "Ben yılların hamalıyım, dedi. Nice pehlivan yapılı adamlar gördüm. Çoğu, dinlenmek istemediklerinden yükleriyle birlikte kendilerini de toprağa serdi sonunda. Yolda gördüğümüz saçılmış kuru kemiklerin çoğu, anlattığım bu insanlara ait. Halbuki bir yükü "taşımak" bizim işimiz, "altında ezilmek" değil! Unutma ki bir yük taşıdıkça ağırlaşır. Dinlenerek sen yükünü hafifletiyorsun! Belki günün birinde hamallığın şekli değişir. Belki o günleri ben göremem. Ama sen kavuşursan o zamanlara, aman ha, kafanın içinde de sakın yük taşıma... Akşamları bırak ve hafifle... Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü. Bizim işimiz, bugünü yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil. Çünkü yarınlarda bizi bekleyenler var, taşıdıklarımızı bekleyenler var... Gerçek şu ki, hepimiz şu hayatın hamallarıyız. Yüklerimizi en doğru şekilde taşımak ve hayatın altında ezilmemek dileklerimle...

     

**BİR OYUN**


Bike Champ 2
Nasıl Oynanıyor ?
Oyunun resmine tıklayın. Açılan pencerede oyunun yüklenmesini bekleyin. W, A, S, D tuşlarını veya Yön Tuşlarını kullanarak motorunuzun ilerlemesini sağlayın. 
Diğer oyunlar için Oyun Sayfamız.

FIKRA.NET Mail Grubuna üye olmak ve her gün birçok mizah içerikli yayın okumak ve paylaşmak isterseniz lütfen aşağıdaki formu kullanarak kayıt olunuz.
Unutmayın FIKRA_NET Mail Grubuna Üye Olmak Bir Ayrıcalıktır!!!

Fikra_Net Grubuna Üye Ol
Powered by groups.yahoo.com

FIKRA.NET bir Fıkra, Karikatür, Hikaye, Video, Oyun sayfasıdır. Fıkralar içinde Temel fıkraları, Sarışın fıkraları, Nasrettin Hoca fıkraları ve Çeşitli fıkralar mevcuttur. Bunların yanında sayfamızda Fıkra gibi olaylar, Kısa hikayeler, Karikatürler, Komik Videolar, Oyunlar, Yurdum insanı bölümlerini bulabilirsiniz.

FIKRA.NET © 2001 Bütün hakları HALİT KINCAL Tarafından Saklıdır.


SAYFA İÇERİĞİ

853-Fıkra,
85-Günün Sözü,
216-Karikatür,
48-Fıkra Gibi,
92-Hikaye,
47-Duvar Yazısı


İÇERİK ARAMA

ARKADAŞIMA
ÖNER

Sizde sevdiklerinizi güldürmek istiyorsanız.

Adınız

Email'iniz

Arkadaşınızın Adı

Arkadaşınızın Email'i


Sahibinden
 Sahibinden